Kapitalizmin sonunu getireceğini kimse ondan beklemiyordu. Hatta kapitalizmin gelişiminin yıllarca en büyük destekçisi olmuştu. Kapitalist sermayedarlar bu birlikteliği tüm gücü ile desteklemişlerdi. Her şey çok güzeldi ama sonra gün geldi kader ağlarını ördü ve kapitalizmin ölüşünü bizzat kendisi gerçekleştirdi. Evet Teknolojinin kapitalizmi öldürüşünden bahsediyorum. Teknoloji ve otomasyon tüm ekonomik sistemleri eriştiği güç ile oyunun dışına itiverdi. Şimdi artık kaçınılmaz bir şekilde yeni bir dünya düzenine doğru yol alıyoruz.

Konuyu abarttığımı düşünüyorsanız mantıksal çıkarımları kısaca şöyle özetliyebilirim.

Çalışma dünyasına şöyle bir tepeden bakalım. Patronlar ve çalışanlardan oluşuyor. Her ne kadar küçük esnaf sayısı epeyce varsa da maalesef büyük patronlar tarafından hızla yutularak kendilerini yok ediyorlar. Her küçük işi bile zincirleştirerek büyük bir ekonomi yaratıp esnaf adına bir şey bırakmadan büyüyorlar. Bildiğiniz gibi simitçiler bile zincirleşti! Ortada küçük simit satıcıları bile kalmadı. Kısaca patronlar cephesinde büyükler küçükleri yok ederek epey bir işsiz yaratmış durumdalar.

Çalışanlar cephesine bakalım. Çalışanların en fazla yer aldığı kesim hizmet sektöründe bulunuyor. Üretim sektöründeki teknolojik hamleler, her geçen gün daha da insansız hale gelmeye devam ediyor. Teknolojinin hizmet sektörüne getireceği ciddi yenilikler kapıda bekliyor. Yakında robotlar hayatımıza girecekler ve hemen her şeyi onlara yaptıracağız. Zaten otomasyon üretimler sayesinde büyük bir işsizlik yığını oluşmaya başladı bile. Bugün otomasyon sayesinde tek bir işçi bile milyonlara yetecek kadar üretim yapılabiliyor. Kısaca Büyük kitlesel işsizliği çalışanlar cephesi de dolduruyor. 

İşin ironik yanı ise bu işsizler ordusunun doğal olarak bir tüketim yapacak gelirlerininde olmayacağı realitesi. Çünkü bu durum aynı zamanda yok olan talep anlamında geliyor. İşte  bu noktadan itibaren de sorun sadece işsizlik sorunu olmaktan çıkıp talepsizlik sorununa dönüşüyor ki buda büyük patronları sıkıntının tam ortasına çekiyor.. Yani adım adım kapitalizmin durma noktasına doğru hızla yaklaşıyoruz. Çünkü ekonomik tetikleyici faktörler önemsiz hatta anlamsızlaşıyor. 

Evet artık büyük istihdamlar yok ve maalesef üretip satma ekonomisinin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Yeni ekonomik düzen nasıl kurulur? Hangi prensipler üzerine hareket eder? kimse bilmiyor ama bugünün düzeninin çok ömrünün kalmadığı da apaçık ortada duruyor. Ve maalesef yeni düzene dair hiç bir dünya devletinde bir ışık görünmüyor. 

Günü kurtaran politikalar üreten bugünün tüm dünya siyasetçilerinin bu soruna, bıçak kemiğe gelmeden bir çözüm arayışına girebilmelerinin mümkün olabilecek mi? hep beraber yaşayıp göreceğiz. Belkide bu durumu daha çok savaş ile öteleyebildikleri kadar erteleyecekler. Kim bilir?

Mutlu Gökdemir

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top