İktisat dersi okuyanlar gayet iyi bilirler tam rekabet piyasa koşullarının hiç bir zaman oluşma imkanı gerçekte yoktur. Yani gerçekte böyle bir durum sadece bir varsayımdan ibarettir. Çünkü Tam rekabet piyasasının oluşması için tüm alt ve üst pazarların da aynı şekilde tam rekabet koşullarının gerçekleşmiş olması şarttır ki bu zaten mümkün değildir. Zaten zurnanın zırt dediği yerlerin başında da burası geliyor.

Bizler genellikle tüketici ürünlerindeki yaşanan pazar rekabetini tam rekabet piyasası için yeterli zannederiz ama bu piyasa aslında buz dağının sadece görünenin kısmıdır. Derinlerde başka gerçekler yatar. Hammadde piyasası, işgücü piyasasında başka koşullar hakimdir. Biz bugün işgücü piyasasına değineceğiz.

Bu piyasanın nasıl çalıştığını hiç düşündünüz mü? Kimlerden oluşuyor? Aktörleri kimler? Pazarın kuralları özgürce mi oluşuyor yoksa kurallar hakim güçlerin elinde mi? Yasal düzenlemesi ne durumda ve bu piyasada oyun nasıl oynanıyor?

İş gücü piyasasında istihdamı yaratan yada yaratacak firmanın genellikle belirleyici güçolduğunu söylemek hiçte abartılı bir söylem sayılmaz. Yani temelde bu piyasa için "alıcının hakim güç" olduğu bir piyasadır denebilir. Genelliklede işgücü piyasası iktisadi terim olarak MONOPSON piyasalar olarak yaşarlar. İş gücünün nadiren kendi piyasasını belirlediği istisnalar olsa da genellikle istihdam yaratıcı firmanın yönettiği piyasalar olarak karşımıza çıkarlar.

Piyasanın diğer bir aktörüde insan kaynakları şirketleridir ve bu firmalar gelirini çalışandan değil tamamen patrondan aldığından olsa gerek pazarın sağlıklı yaşaması için pek bir varlık gösteremediği gibi hatta son dönemde maalesef büyük patronların bordro firmaları haline bile geldiler. Elbette içlerinde ilkeli durmaya çalışanlar mevcut ama piyasanın genel davranışını etkileyebilecek düzeyde değiller.

Konunun pek çok yönü olmakla beraber işgücü piyasası sanılanın aksine sadece işsizlerden oluşmaz. Temel olarak çalışan, iş arayan tüm herkesten oluşur. Ama patronlar, çalışan kesimin sahibi olduklarını düşündükleri için çalışanlarının piyasa haklarına müdahale etmekte hiç bir sakınca görmez. Örneğin söz sahibi bir firma çalıştığı yada çalışacağı insan kaynakları şirketine, "Benim çalışanıma farklı bir firmadan iş teklifi yaparsan seninle çalışmam." demekte bir sakınca görmez. Böylelikle bir çırpıda çalıştırdığı personeli kendine mahkum kalmış halde bırakıverir. Bunu en doğal hakkı gibi görür!

Türkiye'de yasalar çalışma hukukunu düzenler ama iş piyasalarını düzenlemez. Yani işin bu tarafına bir yön belirlemekten çok uzaktır. O nedenledir ki piyasanın oluşma şekli sağlıksız ve hakim gücün koyduğu kurala göre şekil alır.

İş gücü piyasası belki doğası gereği monopson olmaya mahkum olabilir ama yasal düzenleme ile bu sakıncalarından arınabilir. Yoksa tüm patronlar elbette yukarıdaki gibi olmayabilir ama bu sadece kişisel bir tercih olarak bırakılacak bir tutum olmaktan mutlaka çıkarılması gerekir.

Mutlu Gökdemir

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top