Milyar dolarlık GDO pazarını elinde tutan ve bu nedenle de tekelleşme eleştirilerine uğrayan ABD merkezli iki şirket bulunuyor. Bu şirketlerden Monsanto, yaklaşık 88 ülkede faaliyet gösteriyor. Şirket, 2009’da 1 milyar 800 milyon dolar kâr açıkladı.

Şirketin ürettiği MON 810 mısırı, üzerine deney yapılan farelerin ölmesi sonucunda, dünya genelinde büyük bir yasaklama kampanyasıyla karşı karşıya kaldı. Fransa, Almanya, Yunanistan gibi Avrupa Birliği (AB) ülkeleri katil mısırlar olarak gösterilen bu ürünün kullanımını yasaklarken, Türkiye’de son düzenlemelerle bu ürünün kullanımına izin verildi.

Bir diğer şirket ise, 70’den fazla ülkede faaliyet gösteren ve tarım, gıda, elektronik ve inşaat gibi farklı alanlara hizmet sunan DuPont şirketi. Şirket 2010’un ikinci çeyreğinde kârını, 417 milyon dolardan, 1.16 milyar dolara çıkardığını açıkladı.Avrupa Birliği’nin son olarak kullanımına izin verdiği altı GDO’lu mısır türünün içinde DuPont’un ürünü de yer alıyordu.

Dünya genelinde ekim alanlarının yüzde 99’unu ABD, Arjantin, Kanada, Çin ve Brezilya oluşturuyor. 64 milyon hektarlık alanda GDO’lu ürün üretimi yapan ABD, bu ülkeler arasında başı çekerken, ülkeyi 21.4 milyon hektarla Brezilya, 21.3 milyon hektarla Arjantin, 8.4 milyon hektarla Hindistan ve 8.2 milyon hektarlık alanla Kanada izliyor. 

GDO’larla ilgili istatistikler yayımlayan ISAAA kurumu, 2008 yılından önce 25 ülkede GDO’lu ürünlerin tarımının gerçekleştiğini belirtti. Son zamanlarda ise bu ülkelere Kosta Rika eklendi. Diğer yandan 2009’da uygulamaya koyulan yetiştirme yasağından sonra Almanya, GDO ürün üreticisi ülkeler sıralamasından çıkarıldı

Tarım Bakanlığı’nın Ekim 2009’da yayımladığı yönetmeliğin GDO’ lu ürünlerin Türkiye’ye girişinin yasaklanacağı iddia edildi. 

Ancak daha sonra 27 ürünün GDO analizine tabi tutulacağını açıklandı. Özellikle çevreci grupların tepkileri ve yeterli laboratuar altyapısı olmadığı için analize tabi tutulan ürün sayısı 9’a indirildi. Bu 9 üründen domates, papaya ve çeltik hariç diğer 6 ürünün ithalatına izin verildi. Bakanlığın internet sayfasında yayınlanan Bilimsel Komite kararlarına göre bugüne kadar Türkiye’ye genetiği değiştirilmiş 25 ürünün ithaline izin verildi. Bilimsel Komite, GDO'lu pamuk türlerinin, "gıda" ve "yem" amaçlı olarak kullanıldığında insan ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturmayacağına karar verdi. 

Geri kalan ürünlerin üç türü ise GDO'lu kanola. Yine bu ürün de "gıda" ve "yem" amaçlı kullanılacak. Ancak GDO'lu "kanola"nın doğal türlerle karışmaması için tedbir alınacak. 

Diğer yandan GDO'lu patatesler, sadece kağıt ve kimya sanayiinde değerlendirilecek.

AB, son yıllardaki uygulamalarıyla GDO’lu ürünlerin üretimi ve kullanımına bir takım yasaklar getirdi. Bütün üye ülkelerde, GDO’lu ürünlerin yetkili kurumlardan onay alınmadan piyasaya çıkması yasak. Ancak farklı ülkelerden gelen tepkiler sonrasında, son olarak 13 Temmuz’da, GDO’lu tohumlar ve ürünler konusundaki uygulamaların üye ülkelerin kendi inisiyatifine bırakılması kararlaştırıldı.

Tartışmalara rağmen büyüyen pazar GDO

Kırmızı alanlar: GDO'lu ürünlerin serbest olduğu bölgeler
Açık yeşil alanlar: GDO'lu ürünlerin izninin halen tartışıldığı ülkeler
Koyu yeşil alanlar: GDO'lu ürünlerin kullanımının yasak olduğu ülkeler

FRANSA
Fransa hükümeti, güvenlik riskinden dolayı, Monsanto şirketinin MON 810 mısırının ticari amaçla yetiştirilmesini yasakladı. Bununla birlikte, Fransız halkının da GDO’lu ürünlere çok fazla sıcak bakmadığı biliniyor. Fransa’da 21 bölgede GDO’lu ürünlerin kullanımı kesinlikle yasak. . 

ALMANYA 
Almanya da Fransa gibi, Monsanto’nun MON810 mısırını yasaklayan ülkelerden biri. Neden olarak ise ürünün tarım sektörü ve tüketici güvenliği açısından büyük riskler barındırması gösterildi.

Rusya 
Rusya GDO’lu ürünlerin bulunmadığı ülkelerden biri. Resmi açıklamalara göre, ülkede ticari amaçlı olarak genetiği değiştirilmiş herhangi bir ürün üretilmiyor. Şu ana kadar, Moskova hükümetine bağlı, Federal Çevre Değerlendirmeleri Komisyonu, tarım sektöründe kullanılmak üzere hiçbir ticarileştirilmiş GDO tohumunun kullanımına izin vermedi. Bununla birlikte, ülkede GDO’lu et ve et ürünlerinin ithal edilmesi de yasak. Ancak GDO’lu tohumların ithal edilmesine izin veriliyor. 

Ülkeye ithal edilen yiyeceklerin yüzde 60’ının GDO içerdiği belirtiliyor.

Yunanistan
Yunanistan’da GDO’lu ürünlerin yasak olduğu ülkelerden biri. Hatta GDO’lu ürünlere karşı hareket ülkenin geneline yayılmış durumda. Yapılan son araştırmalar, Yunan halkının yüzde 93’ünün GDO’lu ürünlere karşı olduğunu ortaya çıkardı.

ABD
Dünya üzerinde en fazla GDO’lu ürün hasadının gerçekleştiği ABD’de, AB’nin aksine çiftçiler yeşil gen teknolojisine güvenmeye devam ediyor. 2009’da ABD’de ekilen mısır, soya fasülyesi ve pamuk tohumlarını yüzde 88’i GDO’luydu.
Şu anda ülkedeki soya fasulyelerinin yüzde 89’u, pamuğun yüzde 83’ü, mısırın yüzde 81’inin GDO içerdiği belirtiliyor.


0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top