Hangi seviyede olursa olsun her yöneticinin, işini daha iyi yapabilmesi için belirli iş göstergelerini takip ediyor olması gerekiyor. Hangi gösterge önemli, hangisi önemsiz iyi bir yönetici gerek deneyimleri gerekse bilgi seviyesi biliyor olmak bir avantaj yaratıyor. İşte bu bahsettiğimiz göstergelere kısaca KPI diyoruz. Doğru KPI belirlemek tabiki uzmanlık gerektiriyor.

Bu işin uluslararası boyutta kabul görmüş hemen her yöneticinin bilmesinde yarar olan göstergeleri olduğunu da söylemekte yarar var. Bu göstergelerden bazılarını aşağıda bulabilirsiniz.

Genel olarak KPI rasyolar dört ana grupta toplanmaktadır. 
Bunları şu şekilde gruplandırabiliriz:

• Likidite Rasyoları,
• Kârlılık Rasyoları,
• Kaldıraç Rasyoları ve
• Devir Hızı (Etkinlik) Rasyoları.

Likidite Rasyoları

Likiditenin ölçütü olarak geniş bir biçimde kullanılan üç rasyo vardır. Bunlar 


  • Cari rasyo, 
  • Asittest (Çabuk) rasyosu,
  • Net İşletme Sermayesi, rasyosudur. 

Cari rasyo 

Döner varlık toplamının, kısa vadeli borçlar toplamına bölünmesiyle bulunur.



Cari Rasyo = Toplam Döner Varlıklar / Toplam Kısa Vadeli Borçlar


Cari rasyo, bir birimlik kısa vadeli borcun, kaç birimlik döner varlıkla karşılandığını
göstermesi açısından banka ve diğer kredi kurumları için de hayati öneme sahiptir. “Batı
bankalarınca, deneyimler sonucu, gayet genel bir kural olarak bu oranın olmasının yeterli
olduğu belirlenmiştir. Ne var ki; bu çok genel bir kural olup, analiz edilen işletmenin faaliyet
gösterdiği endüstriye göre farklı oranlar yeterli kabul edilebilir”. Endüstri ortalamalarına göre yüksek bir rasyo, işletmenin nispeten likit durumda olduğunu gösterebilir. Ancak, cari varlıkların hammadde ve yarı mamul olması durumunda aynı şeyden söz edilmesi mümkün değildir. Bu sebeple işletmenin likiditesini daha hassas bir şekilde ölçen Asittest rasyosundan yararlanılır. 


Asittest rasyosu, 

“stoklara güvenmeksizin” cari borçların her bir birimi için işletmenin cari varlıklarından kaç birim yaratacağını görmek için, stokları hesaplama dışı tutmaktadır.

Bu oran şu şekilde formülüze edilebilir:

Asittest(Çabuk) Rasyo = Toplam Döner VarlıklarStoklar / Toplam Kısa Vadeli Borçlar

Bir çok finansal analist, bu rasyonun en az 1 olmasının kabaca doğru olduğu
görüşündedir. Bu rasyolar, işletmelerin eğilimlerini erken teşhis etmekte oldukça faydalıdır.
Bu nedenle işletmeye düzeltici hareketleri uygulama ve izleme olanağı sağladıkları için
işletme içinde finans, banka içinde ise kredi tahsis yöneticileri açısından da değerli birer
araçtır. Ayrıca kredi tahsis yöneticileri bu oranları hesaplarken işletmenin Net İşletme
Semayesine de bakar. 

Net İşletme Sermayesi, 
işletmenin döner varlıklarının kısa vadeli borçlarla finanse edilmeyen kısmını ifade eder ve şu şekilde hesaplanır:

Net İşletme Sermayesi = Döner Varlıklar - Kısa Vadeli Borçlar

Net İşletme Sermayesinin negatif bir değer olması, işletmenin kısa vadeli borçlarının
döner varlıklarından daha yüksek olduğunu ifade eder ki; bu, o işletmenin duran varlıklarının
kısa vadeli borçlarla finanse edildiğini gösterir. Dolayısıyla net işletme sermayesinin negatif
olması işletmenin likidite problemini gündeme getirir. 


Karlılık Rasyoları

Karlılık yada rantabilite rasyoları, üretim faaliyetinde bulunan bir işletmenin kar
durumunu açıklayan bir rasyolar grubudur. Karlılık oranları iki türdür. Birincisi satışlarla
ilgili karlılığı gösterirken, diğeri yatırımla ilgili karlılığı göstermektedir. 

Brüt Kar Marjı Rasyosu

Satış karlılığını gösteren rasyolardan ilki “Brüt kar marjı rasyosu”dur ve şu şekilde formulüze edilir:

Brüt Kar Marjı = Net SatışlarSMM / Net Satışlar

Bu oranla, yıllık cironun ne oranda brüt kara dönüştüğü anlaşılabilir. Aynı zamanda bu
rasyo işletme faaliyetlerinin etkinliğinin bir ölçüsü olduğu kadar, ürün fiyatlaması içinde bir
göstergedir.

Net Kar Marjı Rasyosu

Diğer bir oran da “ net kar marjı” rasyosudur ve aşağıdaki şekilde formulüze edilir:

Net Kar Marjı = Net Kar / Net Satışlar


Formülün sonucu, dönem karının net satışların yüzde kaçını oluşturduğunu gösterir.
Bu oran ne kadar yüksek çıkarsa o kadar iyidir. Ancak dönem karının, faaliyet karından en
büyük payı almış olması çok önemlidir. İki rasyoyu beraber kullanarak işletme faaliyetleri
değerlendirilebilir. Eğer brüt kar marjı oranı uzun yıllar değişmez ve net kar marjı azalırsa
bundan, faaliyet dışı giderler satışlara göre artıyor yada vergiler yükseliyor anlamını
çıkartabiliriz.

Yatırımların karlılığını gösteren ana rasyolar ise özkaynak (özsermaye) karlılığı ve
toplam aktif karlılığı rasyoları” dır.

Öz kaynak karlılığı rasyosu 

Özkaynak Karlılığı = Net Kar / Özkaynak

şeklinde formülize edilir:


Bu rasyo, işletmelerin özkaynaklarının performansını ölçmektedir. Özellikle aynı
sanayi dalında faaliyet gösteren işletmeleri kıyaslarken bu rasyodan yararlanılır. Eğer oran
büyükse işletmenin iyi bir yatırım yaptığını ve giderlerini sıkı bir şekilde kontrol altında
tuttuğunu söylenebilir.

Toplam aktif karlılığı rasyosu

Toplam Aktif Karlılığı = Net Kar / Toplam Aktifler

şeklinde formülize edilir:

Bu rasyo, işletmenin yaptığı tüm yatırımlara karşılık vergiden sonra ne kazandığını
gösterir. Yani işletmenin yatırımlarından ne oranda getiri sağladığını ölçen bir rasyodur.


Kaldıraç Rasyoları

Kaldıraç rasyoları, işletmenin hangi ölçüde borca dayandığını ölçmektedir. Diğer
bütün veriler eşit iken, yüksek bir kaldıraç rasyosu, daha riskli bir işletmeyi ifade eder. Çünkü
işletmenin kazançları dalgalı olsa bile borç ödemeleri sabittir. Sonuç olarak, nakit akımı aşırı
bir şekilde azalırsa, işletme borçlarını ödeyemez ve teknik anlamda güçlüğe düşer. Aşağıda mali analiz yaparken en çok kullanılan kaldıraç rasyolarına değinilmiştir

Toplam Borçlar/Özsermaye rasyosu 

ki; finansal riskin göstergesi olan bu oran, finansal yapı içinde işletme borçlarının özkaynağa oranla ağırlığını yansıtmaktadır. İdeali 1,5 olan bu değerin 2’nin üzerinde olması riskin çok arttığının bir göstergesi olarak yorumlanır.

Toplam Borçlar/Toplam Aktifler rasyosu

işletmenin yatırımlarının finansmanında ne ölçüde borç kullandığını gösterir. Söz konusu oranın yüksek olması, işletmenin spekülatif(vurgunsal) tarzda finanse edildiğini, kreditörler açısından emniyet marjının dar olduğunu, işletmenin faiz ve ana para taksitlerini ödeyememe nedeniyle mali yönden güç duruma düşme olasılığının yüksek olduğunu gösterir. 

Kısa Vadeli Borçlar/Toplam Aktifler rasyosu

Analiste bir işletmenin toplam varlıkları içinde kısa vadeli borçlarının payını gösterir. Bu oranın ⅓ olması idealdir.

Uzun Vadeli Borçlar/Toplam Aktifler rasyosu 

Bir işletmenin uzun vadeli finansmanının hangi oranda borçla temin edildiğini açıklamaktadır ve ¼ ün üzerinde olmaması gerekir.

Özkaynaklar/Toplam Aktifler rasyosu, 

işletmenin kaynaklarının yüzde kaçının işletmenin sahip/leri tarafından sağlandığını gösteren bir rasyodur. Öz sermaye rasyosu olarak da adlandırılan bu oran, özellikle uzun vadeli kredi kullandıran kreditörler için işletmenin mali gücünü gösterir. Oranın yüksek olması tercih edilir.

Yukarıda saydığımız temel kaldıraç rasyolarının yanında diğer önemli bir oran da
işletmenin “faizleri karşılama rasyosu”dur. Bu rasyo, faiz ve vergiden önceki kazancın, faiz
giderlerine bölünmesi ile elde edilir:

Faizleri Karşılama Rasyosu = FVÖK / Faiz Giderleri

Bu oran arttığı zaman, işletmenin faiz giderlerini zorlanmadan ödeyebileceği ve iflas
riskinden uzak olduğu anlaşılır. Ayrıca buradan hareketle, işletmenin yeniden borçlanma
imkanına sahip olduğunun söylemesi de mümkündür.


Devir Hızı (Etkinlik) Rasyoları

Devir Hızı (Etkinlik) rasyoları, bir işletmenin aktiflerini ne kadar etkin bir şekilde kullandığını göstermektedir. Bu oranların başlıcaları şunlardır:

Alacak Devir Hızı Rasyosu = Kredili Satışlar / Ticari Alacaklar

Bu karma bir rasyodur ve bilançodaki alacaklar ile gelir tablosundaki satışlar arasındaki ilişkiyi gösterir. Bir işletmenin alacak devir hızının yavaş olması, işletmenin alacaklarını tahsilde güçlük çekmesinin, etkin bir tahsilat politikasının olmamasının ve kredili satışlar hususunda çok geniş davranmasının bir sonucu olabilir.

Bir işletmenin alacaklarının ortalama tahsil süresi de şu şekilde hesaplanır:

Alacakların Ortalama Tahsil Süresi = Ticari Alacaklar / Yıllık Kredili Satışlar * 365

Analiz edilen dönemdeki alacakların ortalama tahsil süresi, işletmenin geçmiş yıl
oranları ile endüstri ortalaması ve işletmenin kredili satışlarda uyguladığı vade politikasıyla
karşılaştırma yapılmak suretiyle yorumlanır.

Devir hızı oranlarında bir diğeri ise, stok devir hızı yada diğer adıyla stokların dönme
çabukluğu rasyosudur. 

Bir işletmede stok devir hızı, stokların ne kadar çabuk bir şekilde nakde çevrildiğini gösterir. Bu rasyo aşağıdaki şekilde formulüze edilir:

Stok Devir Hızı = Satılan Malın Maliyeti / Ortalama Stok

Formülde görülen ortalama stok, dönem başı ve dönem sonu rakamlarının aritmetik
ortalamasıdır. Bu rasyonun büyük olması, işletmenin stok yönetiminin çok iyi olduğunu
gösterir.

Diğer önemli bir devir hızı rasyosu ise, toplam aktiflerin devir hızı rasyosudur ve şu
şekilde formulüze edilir:

Aktif Devir Hızı = Net Satışlar / Toplam Aktifler

Net satış tutarının, toplam aktiflere bölünmesiyle hesaplanan bu rasyo, bir işletmede
sermaye yoğun teknoloji kullanımının bir göstergesi yada varlık kullanımının bir ölçüsü
olarak olarak yorumlanır. Bu oran büyük ölçüde, işletmenin aktif yapısı içinde duran
varlıkların göreli önemini yansıtır. Ayrıca işletmede aktif devir hızının yavaşlaması, söz
konusu işletmede atıl kaynaklar bulunduğu konusunda ipuçları da verir.


Mutlu Gökdemir

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Top